Retina Muayenesi

retina01Retina muayenesi nasıl yapılır?
Retina hastalıklarının bir bölümü acil tedavi gerektirmektedir. Retina hastalığının seyrinde ani bir değişikliğin olması durumunda hastanemizden randevu almanız gerekli değildir, hemen başvurmanız, vakit kaybetmemeniz göz sağlığınız açısından önemlidir. Retina biriminde takip edilen hastaların muayene için en az yarım saat vakit ayırmaları gereklidir. Bu sürenin bir bölümü muayene sırasında harcanırken, büyük bir kısmı da göz bebeğinin damla ile büyütülmesi için beklemek ile geçmektedir. Bazı hastalarda göz bebeğinin büyümesi için ekstra zaman gerekir. Retina muayenesine ek olarak tanısal amaçlı tetkik (ultrason, fundus anjiografisi, retina kalınlık analizatörü gibi) gerektiğinde ise muayene süresi biraz daha uzayacaktır. Özet olarak retina biriminde muayene beklenenden daha uzun sürebilecek bir muayenedir. Sabırlı olmak daha sağlıklı bir sonuca ulaşmanız açısından gereklidir. Retina birimindeki muayene sırasında takip edilen prosedür;

  • Görme keskinliğinin değerlendirilmesi
  • Biyomikroskopta ön segment muayenesi
  • Göz tansiyonu
  • Damla uygulanarak göz bebeğinin büyümesi
  • Retina muayenesi

Retina muayenesi sırasında çok yoğun ışık demetini hissedeceksiniz, sabırlı olmanız, toleransınız ve doktor ile iletişiminiz muayeneyi kolaylaştıracak ve daha sağlıklı bir değerlendirme sağlayacaktır. Bu birimde en sık takip edilen hasta grubu;

  • Diabetik retinopati, makulopati
  • Retina dekolmanı
  • Göz travmaları
  • Makular hole (görme merkezinde delik)
  • Makular dejenerasyon
  • Retinanın vaskuler hastalıkları; retinal ven-arter tıkanıklıkları

 


Diabet ve Retina

Her Şeker Hastasında Görme Azlığı Meydana Gelir mi? Şeker hastalarında retina hasarını hızlandıran bir takım faktörler vardır; mesela sigara kullanımı, gebelik, kansızlık, birlikte böbrek hastalığının olması, kolesterol yüksekliği, hipertansiyonun olması şekerin göze hasarını hızlandırır. 15-20 yıl diyabeti olan hastaların %90 da retina hastalığı mevcuttur. Uzun süre kan şekerinin yüksek seyretmesi durumunda göz damarları etkilenir. Retinada yeni damar oluşumları meydana gelir ve bu yeni oluşan damarlardan dışarıya sıvı sızar. Retinadaki damarlarda sızıntı olması sonucunda sıvı retinada göllenir, retinanın şişmesine neden olur. Sızan sıvı ile birlikte yağlı içerik de bulunduğundan bunlar retinada eksuda adı verilen tabakaların oluşmasına ve görmenin azalmasına neden olur. Yeni damarlar oluşmadan önce tanı konulduğu dönemde görmede herhangi bir değişiklik olmayabilir. Ancak bu dönem çok hızlı ilerler ve ileride tehlikeli formlara dönüşerek görmenin aniden azalmasına neden olabilir.

Seker Hastalığı Nasıl Körlüğe Neden Olur? Şeker hastalığı, retinanın ince damarlarını etkiler. Damarlarda hasarın meydana gelmesi sonucunda sıvı sızıntısı meydana gelir. Damar dışına sızan bu sıvı görme merkezinde ödeme neden olur. Göz içine kanama meydana gelmesi sonucunda görme kaybı meydana gelebilir. Retinada bantlar meydana gelir, bu da retinayı çekerek dekolmana, yırtıklara neden olabilir. Görme merkezinde beslenme bozukluğuna bağlı olarak görme kaybı gelişebilir.

Seker Hastalığı Kontrol Altına Alınabilir mi?

  1. Düzenli kontrollere gidilmesi, görme problemi olmaksızın hastaların izlenmesi tedavideki ilk adımdır. Erken tanı konması, uygun zamanda tedavi yüz güldürücü sonuçların alınmasını sağlar.
  2. Diyabetin iyi kontrolü, hipertansiyonun düzenlenmesi, kanda yağ oranlarının azaltılması, diyabete bağlı göz problemlerini ciddi olarak kontrol altında tutar.
  3. Hastaların takibinde göz dibi fotoğraflarının çekilmesi faydalıdır. Bazı durumlarda göz anjiografisi de gerekebilir.

Fundus Floreseın Anjıyografı Neden Uygulanır? Anjiyografi, basit, kısa zamanda uygulanan tanıda yardımcı bir yöntemdir. Doktorunuz, bu test ile gözünüzün kan dolaşımı ve özellikle retina olmak üzere gözün bazı dokularının yapısal değişiklikleri hakkında fikir edinir. Retinanın damarlarını etkileyen hastalıklarda (damar tıkanıklıkları, şeker hastalığı gibi) ve yaşa bağlı makula dejenerasyonunda, retinanın doğuştan gelen yapısal hastalıklarında ve tümörlerde de anjiografi uygulanabilir.


Retina Yırtıkları ve Dekolmanı

Retina Yırtıklarının veya Deliklerinin Sebebi Nedir? Retina gözün içini kaplayan vitreus jeli ile temas halindedir. Sağlıklı bir gözde vitreus jeli homojendir, sıkıdır, retinayı destekler ve retinayı alttaki koroid ve sklera gibi gözün dış kat dokularına doğru iter. Vitre jelinin bu viskoz kıvamı, homojen yapısı bazı özel durumlarda bozulabilir. Yüksek miyop, göz travması, intraoküler inflamasyon gibi hastalıklar vitreus jelinin sıvı kıvama geçmesini kolaylaştırır. Sıvı kıvama geçiş, çatı görevini gören vitreusun destekleyici özelliğini yitirmesine neden olur. Retinaya yapışık olduğu yüzeyden ayrılmaya baslar. Bu ayrılma sırasında bazı durumlarda retinayı çeker ve yırtık meydana gelir. Sıvı kıvama gelmiş vitreusun bu yırtık bölgesinden içeriye girmesi retina dekolmanına neden olur.

Retina Dekolmanı Neden Acil ve Tehlikelidir ? Retina dekolmani körlüğe kadar ilerleyebilecek bir hastalıktır. Retinanın yapışık olduğu tabakadan yırtılarak ayrılması, beslenmesini bozacaktır, hücrelerin ölmesi ile sonuçlanacaktır. Retina dekolmanı makulaya ilerlemesi merkezi görmenin kaybolmasına neden olur. Retina başarılı bir şekilde yerine oturtulsa bile, zaman kaybı olması kaybolan hücrelerin yerine gelmesini imkansız hale getirir. Böyle bir durumda eski görmenin aynen kazanılması en başarılı operasyonda bile imkansızdır.

Retina Dejenerasyonu Olan Olgularda Tedavi gerektiren durumlar;

  • Diğer gözde retina dekolmanı var olması
  • Ailede retina dekolmanı öyküsünün mevcut olması
  • Retina dekolmanı riski taşıyan diğer hastalıkların bir arada olması
  • Retina incelme bölgesinde yırtık olması
  • Göz cerrahisi planlanıyor olması
  • Göz veya baş travması riski yüksek olan bir mesleğe sahip olmak.

Şeker hastalığı ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu retina tabakasını etkileyen hastalıklardır. İleri yaşlarda görme azlığının en sık sebebini oluştururlar. Bu hastalıklarda görme kaybının ortak sebebi, görme merkezini içeren retina tabakasında yeni damar oluşumunun gelişmesidir. Bu hastalıklara bağlı olarak yeni oluşan damarlar, mevcut orjinal damar yapısı kadar güçlü olmadığı için görevlerini ideal olarak yapamazlar. Bunun sonucunda da damarlardan dışarıya doğru sıvı sızması ve kanamalar meydana gelir. Mevcut sıvının damar dışına çıkması yani retinada toplanması sonucunda da retina ödemi gelişerek görme azlığına neden olur. Gelişen görme azlığı tedavisi kalıcı olabilir, geç kalınırsa tedavi edilmesi güçleşir. Retinada yeni damar oluşumu körlük sebebi olabilir. Bu durumun engellenmesi için bazı tedavi yöntemleri vardır. Tedavilerdeki amaç en etkili ve riski en az yöntemin ilk olarak tercih edilmesidir. Son yıllarda yapılan araştırmalar retina hastalıklarında Enjeksiyonla Tedavisinin etkinliği gösterildi. Enjeksiyon tedavisi yeni damar oluşumunu engelleyen bir ilacın göz içi sıvısına enjekte edilmesi ile uygulanan bir yöntemdir. Yapılan çalışmalar bu ilacın retinaya toksit etkisi olmadığını göstermiştir. Şeker hastalığı ve yaşa bağlı makula dejeneresansı (sarı nokta hastalığı) olanlarda faydalı bir yöntem olması geniş bir hasta populasyonunun bu tedaviden fayda görmesini sağlamıştır.


Makula Dejenerasyonu

Makula Dejenerasansı: Retina, gözün arka kısmını kaplayan sinir tabakasına verilen isimdir. Bu sinir tabakası çok incedir ve görüntünün sağlıklı bir şekilde algılanmasını sağlar. Retina hastalıklarında görmenin etkilenme derecesi hasarın yani hastalığın meydana geldiği yere göre farklılık gösterir. Gözün görme merkezinin genellikle yaşlılığa bağlı olarak tahribata uğramasıdır.

Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu nedir? Yaşa bağlı makula dejenerasyonu, 60 yas üzerindekilerde görme kaybının en sık sebeplerinden birisidir. Bu hastalık gözün arka kısmında yer alan sinir tabakasının GÖRME MERKEZİNİ tutan bir hastalığıdır. Görme merkezini de içeren bu bölgede meydana gelen hasar, hayatı olumsuz yönde etkiler. Bu hastalık en sık:

  • Beyazlarda
  • İleri yas grubunda
  • Sigara kullananlarda
  • Hipertansiyonu olanlarda
  • Şişmanlarda
  • Kan yağları yüksek olanlarda
  • Güneş ışığına daha fazla maruz kalanlarda
  • Ailesinde bu hastalıktan olanlarda
  • Mavi renkli gözü olanlarda
  • Kadınlarda daha sık görülür.

Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunun Belirtileri Nelerdir? Retinanın makula adı verilen bölgesi, cisimleri ayrıntılı, net olarak görmemizi sağlayan, merkezde yer alan bölgesidir. Eğer makula fonksiyonunu kaybederse merkezi görme etkileneceğinden, başlangıçta uzaktaki ve yakındaki cisimler eğri olarak görülür, görme alanının merkezinde siyah bir odak meydana gelir, aynı zamanda karanlıkta görme bozulur. Bu yüzden makulanın hasarında kişinin günlük hayatı büyük ölçüde etkilenir, araba kullanma ve okuma gibi aktiviteler yapılamaz olur. Makula dejenerasyonu retina denilen sinir tabakasının merkezi kısmını etkileyerek görmeyi azaltsa da, çevre görme etkilenmez. Örneğin; saate bakıldığında saatin dış kısmı, çevresi görülebildiği halde, saatin kendisi görülemez ve kaç olduğu anlaşılamaz. Çünkü merkezi görme bozulmuştur, merkez dışında kalan çevredeki alanlar ise etkilenmediğinden görülebilir. Makula dejenerasyonun kendisi tamamen görme kaybına neden olmaz. Ancak görmede çok belirgin bir azalma olabilir. Makula dejenerasyonu hastalığından korunmak için güneş gözlüğü kullanmak (güneşin zararlı ışınlarından korunmak açısından), sigara kullanmamak, sağlıklı diyet ( bol sebze meyve, balık yemek.) , vitamin desteği (özellikle vitamin B, Çinko, A ve E) önerilmekle birlikte, bu koruyucu yöntemler etkin değildir.

 

Son düzenleme 2 Temmuz 2015 tarihinde yapılmıştır.